Erdoğan'ın büyüsü CB Sistemi'nde bozuldu

31 Mart seçimlerinden büyük yenilgiyle çıkan AK Partinin, hezimetin nedenlerini, AK Parti seçmenin davranışını ve motivasyonunu etkileyen faktörleri ortaya koyacak kapsamlı bir saha araştırma yapması için bir kamuoyu şirketiyle anlaştığı, o araştırma şirketinin de aylardır sahada olduğu biliniyordu.

Ben böyle bir saha araştırması yapıldığını ilk olarak AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’den duymuştum. 16 Mayıs 2024 günü seçim sonuçlarını değerlendirmek, istişare etmek üzere AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na davet ettiği gazeteciler arasında ben de vardım. İtiraf etmeliyim ki tuhaf duygularla gittim, sekiz yıl aradan sonra AK Parti’den aldığım ilk davetti. Gittiğimde yalnız olmadığımı iktidara muhalif başka gazetecileri görünce anladım.

Kabaktepe’nin o gün gelenlere teşekkür ederken söylediği bir sözü hala aklımda ‘davet etmenin kolay gelmenin zor olduğu bir günde davetimizi kabul edip geldiğiniz için teşekkür ederim’ demişti. O gün orada olması garanti olan iktidar yakını gazetecilerin çoğu yoktu. Davetli olup da gelmeyen muhalif gazeteci ise hemen hemen yok gibiydi.

Kabaktepe o gün yaptığı sunumun ardından bütün soruları cevapladı, hiçbir sorudan kaçmadı “başarıyı da başarısızlığı da kendimize de rakiplerimize de haksızlık yapmadan değerlendirmeliyiz” sözü takdire şayandı doğrusu. Kapsamlı bir saha araştırması yapıldığını, o saha araştırması bittiğinde daha net bir şekilde AK Partinin neden 17 seçimde birinci olurken, 18’inci seçimde ikinci olduğunun nedenlerinin net bir şekilde göreceklerini söyledi.

Kabaktepe 31 Mart seçimlerinin son haftasında ‘sahanın ve kendi yaptırdıkları saha araştırmalarının seçim sonuçlarının 31 Mart gecesinin nasıl neticeleneceğine dair veriler’ ortaya koyduğunu, bunun tek bir sebebe bağlamanın doğru olmayacağını, en az otuz kırk faktörünün olduğunu söylemişti. Cümlesini yine bir kez daha ‘daha net bir şeyler söylemek için’ aylar sürecek o saha araştırmasının sonuçlarını beklediklerini belirtmişti.

10 Temmuz 2024 günü gazetemizi ziyarete geldiğinde Osman Nuri Kabaktepe’ye o saha araştırmasını sorduğumda, araştırma yapan şirketinin adını söylemekten imtina eden Kabaktepe çalışmanın hala devam ettiğini söylemişti.

***

Pencere gazetesi yazarı Nuray Babacan dün köşesinde AK Partinin düşünce kuruluşu olarak çalışan SETA’nın seçimlerdeki yenilginin gerekçelerini ortaya koymak için aylar süren çalışmasını bitirdiğini, hazırladıkları raporu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunduklarını yazdı.

Nuray Babacan’ın yazdığına göre AK Parti tabanı ‘sadece mahkemeler ve yargı açısından değil devletteki tüm alanlarda adalet duygusunun zedelendiği’ ve ‘ekonomideki durum, gelir dağılımındaki eşitsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı arttığı’ için 17 seçim boyunca oy verdikleri ve asla vazgeçmedikleri partilerine 31 Mart seçimlerinde ceza kesmeleri sonucu şaşırtıcı değil.

Saha araştırmasında ‘toplum psikolojisinde Erdoğan’ın dokunulmazlığının ortadan kalktığı, artık seçmenin olumsuz koşullarda sadece partiyi ve parti yönetimin sorumlu tutma duygusunun ortadan kalktığı, artık ortaya çıkan sonuçlardan Erdoğan’ın da sorumlu tutulduğu’ sonucuna ulaşılması da şaşırtıcı değil.

AK Parti’ye ilk ciddi uyarısını 2015 yılında yapan AK Parti seçmeni 15 Temmuz darbe kalkışmasında şikâyetlerine bir parantez içine aldı ve darbe kalkışmasına maruz kalan partisine haklı olarak tolerans verdi.

15 Temmuz kalkışmasını ülkemizi demokrasi ve hukuk rayına oturtacak bir fırsata dönüştürmesini bekleyen AK Parti tabanı CB sistemine de bu düşünceyle oy verdi, destekledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ülkemizin ekonomisinin şahlanacağı vaadinde kim bulundu? Vaat ortada CB sisteminin ülkeyi getirdiği vahim sonuç da ortada.

AK Parti tabanı ülkeyi uçurumun kenarına getiren sebebin ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ tezi olduğunu görmüyor mu?

Sofrasına ekmek, aş bulamadığı bir ülke gerçeği varken ‘üç dört maaş alacak olanların kararını veren makamın, merciinin kim olduğunu’ görmüyor mu?

AİHM, AYM kararlarını uygulamayan hakimleri ödüllendiren, iktidarın hoşnut olmadığı kararları veren hakimleri sürgün eden sistemi görmüyor mu?

Velhasıl AK Parti tabanındaki ‘memnuniyetinizin sebebi Erdoğan, şikayet olduğunuz durumların sorumlusu AK Partidir AK Parti’ ayrımını Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bitirdi. Ama bu hemen olmadı.

Altılı Masa vahim hatalar yapmasaydı AK Parti tabanı bu faturayı Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde kesecekti, zorunluluktan dolayı gitti ve oyunu kullandı. Erdoğan da sandık sonuçlarını çok iyi okuduu için ekonomin başına Mehmet Şimşek’i getirdi.

Ama hukuk olmadan ekonomi düzelmiyor, ‘faiz sebep, enflasyon sonuçtur’ tezindeki inat ülkeyi bu hale getirdi, hukuksuz ekonomiyi düzeltme inadı uçurumun kenarındaki ülkeyi adım adım uçuruma doğru itiyor.

AK Parti tabanında ‘Erdoğan - parti ayrımının’ kalktığı gerçeği zaten ortada. Bilinmedik bir durum değil, esnafı, vatandaşı, kadını, erkeği, emeklisi, öğrencisi, yaşlısı genci sokak röportajlarında söylüyor zaten. Erdoğan ülke gerçeklerine helikopterinin penceresinden bakmak yerine, geçmişte yaptığı gibi gerçek anlamda sokağa inse halka karışsa görecek zaten.

SETA'nın raporunu siyasi analist Dr. İbrahim Uslu'ya sordum. Şaşırmadığını söyleyen Uslu'nun değerlendirmesi şöyle oldu:

"Araştırma verileri aslında bizim uzun zaman önce hatta uzun yıllardır gördüğümüz gerçekleri bir daha gündeme getirmiş. Ak Parti'den ilk büyük kopuş aslında 2017 Referandumu sırasında oldu ve Ak Parti'ye daha önce oy vermiş 7.5 puan civarında bir seçmen, Referandum'da hayır oyu verdi. Ben o zaman bu kitlenin kim olduğu üzerinde hem araştırma yapmış hem de çalışmıştım ve 'Beyaz Sağcılar' olarak dillendirmiştim. Yani metropollerde yaşayan, iyi eğitimli, ortalamanın üzerinde gelire sahip ve 40 yaşın altında bir kitle o zaman Ak Parti'den koptu. Bu kopuş ideolojik nedenlerle olmuştu ve bu kitle, insan hakları, özgürlükler, Avrupa Birliği, hukuk değerleri gibi normlara inanmaya başlamıştı ve onların ideolojik formasyonu süreç içerisinde onların Erdoğan'dan kopmalarına neden oldu. Dolayısıyla Erdoğan aslında 2017'den bu tarafa gücünü düzenli olarak kaybetti. Zaten bu da oy oranlarına yansıdı. 2017 Referandumundan sonra Ak Parti 4 kere seçime girdi, 4'ünde de arka arkaya ve düzenli olarak oy kaybetti. Yani Erdoğan'ın tılsımı uzun yıllardır yavaş yavaş gücünü kaybediyor. Bu son seçimde niye bütün Ak Partililer aydınlanma ihtiyacı hissetti? Çünkü, bundan önceki seçimlerdeki oy kayıplarını diğer partilerden gelen oylarla telafi ettiği için ve siyasal hedeflerini gerçekleştirdiği için bu sorunu görmezden gelebildi. Fakat artık sorun görmezden gelinemeyecek kadar büyüdü ve halının altına sığmayınca bu gerçekle yüzleştiler. Mesela Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidilirken o yüzde 60'a yüzde 40 rakamları çok konuşuldu, özellikle seçim kaybedildikten sonra. Ama tek başına Erdoğan'ı sorduğunuzda vatandaşın yüzde 60'ı Erdoğan'a oy vermeyeceğini söylüyordu. Yani dediğim gibi Erdoğan'ın tılsımı, büyüsü uzun zamandır etkisini, gücünü kaybediyor. Şimdi artık bence artık çok küçük bir seçmen grubu dışında Erdoğan diğer siyasi liderler gibi bir liderle dönüştü. Artık Ak Parti'nin kurmay kadrosu da Erdoğan'ın artık seçmendeki tılsımının kaybolduğunu zaten biliyorlar ama ellerinde sunabilecekleri başka bir aset de olmadığı için yine lider mitini diri tutmaya çalışıyorlar. Bu anlamda böyle garip işler yapıldı yani örneğin Erdoğan'ın pilot kıyafetiyle çekilen fotoğrafı uzun zaman karizmatik liderlik imajını korusun diye kullanıldı. Ama o seçimde, yani karizmatik lider vurgusunun ön plana çıktığı seçimde, Ak Parti yüzde 35.6’ya düştü. O yüzden benim gördüğüm Ak Parti aslında olan bitenin farkında ama bunu görmezden gelmeyi ya da tersine inanmayı siyasal çıkarları için daha doğru bulduğu için öyle davranıyor...”

***

Şaşırtıcı olan SETA’ın ‘Erdoğan parti ayrımı kalktı’ sonucunu ‘efendim ne bulduk, şunu bulduk’ diye rapora yazabilmesi ve o raporu da Erdoğan’ın masasına koyabilmesidir!

Soru şu SETA gerçekten böyle bir sonucu özgüvenle rapora yazabilmiş midir?

Kanaatimi hemen söyleyeyim, hiç sanmıyorum hatta asla.

***

AK Parti tarihinde ilk kez böylesi kapsamlı bir araştırma yaptırmış, 100’e yakın akademisyen saha araştırmasını yapan ekiplere başkanlık yapmışlar. AK Partili seçmenlere ulaşılışmış ve sadece onlar dinlenmiş şıklı sorular sorulmamış ‘şikayetiniz, beklentiniz nedir’ diye sorulmuş. Bir nevi seçmenle dertleşmenin kayıtları tutulmuş ve o kayıtların içinden ana başlıklar çıkmış.

Geçen hafta Erdoğan’a iki saatlik bir sunum yapılmış, sözlü olarak anlatılmış çalışma. Erdoğan’ın masasına konulan yazılı bir rapor yok.

Her ne olursa olsun, Erdoğan’ın CB sistemindeki ‘tek adam’ yönetimiyle, karizmasının ciddi surette çizildiği apaçık ortada. Çünkü eskiden, şu bakanın, bu bürokratın, falanca partilinin hatası sanıyor, Erdoğan’ın toz kondurulmazdı. CB sisteminde açıkça görülmektedir ki Türkiye’yi Erdoğan tek başına yönetiyor. Tek adam sistemlerinin kaderidir bu; er geç ‘tek yetkili’ olduğu anlaşılır.

YORUMLAR (104)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
104 Yorum
  • Zekeriya / 29 Ağustos 2024 12:33

    Tek sorun, hukuk ve ERDOĞAN.

    Yanıtla (1) (0)
  • Aksak Timur / 29 Ağustos 2024 08:35

    Beşiktaş'ta bacımıza yapılan dehşetli !!!! saldırıyı birden hatırladım.....

    Yanıtla (0) (0)
  • mavideniz@ / 28 Ağustos 2024 20:13

    99 yılına,DSP-ANAP ve DOĞRU YOL partileri bu MHP'yi hükümet ortağı yaptı.Görülmemiş ekonomik kriz yaşandı.Üç yılda yarım asırlık partiler tarih oldu.Aradan uzun yıllar geçti.2018'de nasıl oldu ise,bu MHP yine hükümet ortağı oldu ve sonrası malum.Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşanıyor.MHP kadroları devletten bir boşalsın bu ülke İsviçre olur.

    Yanıtla (12) (0)
  • Acaba / 28 Ağustos 2024 21:02

    MHP bu ülkenin partisi problem insan kalitesi bu kumaştan böyle elbise cikiyor

    Yanıtla (1) (0)
  • vatandaş / 28 Ağustos 2024 21:56

    zaten mhp eski haline dönmezse islam soslu haliyle böyle giderse oda bitecek.biliniyorki mhp yöneticileri sadece kendi çıkarlarını düşünüyor.

    Yanıtla (2) (0)
  • Safa Yılmaz / 28 Ağustos 2024 17:47

    krallığı getirmek için adaleti öldürdüler vesselam.

    Yanıtla (2) (0)
  • Acaba / 28 Ağustos 2024 21:04

    Netice kablumbaga gibi yürümek
    Allah’a inanmıyorsanız her türlü kötülüğü yaparsiniz

    Yanıtla (1) (1)
  • Ali Malat / 28 Ağustos 2024 18:48

    Önce yorumcu kardeşleri saygı ile selamlıyorum.hiç kimse yanlış hesap yapmasın.Yoksulluğu geride bıraktık.vallahi yalan değil reis söyledi."bir sinek bir kartalı boğazladı,vallah yalan değil tozunu bende gördüm".

    Yanıtla (5) (0)
  • okur ati / 28 Ağustos 2024 09:13

    olan bitenin sorumluluğunu hala chp üzerine yıkabilme yüzsüzlüğünü izliyor, kahroluyoruz.

    Yanıtla (21) (0)
  • Seyfi Kılıç / 28 Ağustos 2024 10:32

    Kahrolmaya devam

    Yanıtla (0) (16)
  • vatandaş / 28 Ağustos 2024 21:57

    sanada kahrolmak yaklaşıyor kardeş.özgür geliyor.

    Yanıtla (2) (0)
  • Adem / 28 Ağustos 2024 17:55

    Çok arsızlar,şaşırma.

    Yanıtla (5) (0)
  • okur 41 / 28 Ağustos 2024 08:28

    En iyi çözüm acil olarak seçime gidilmesi. Her konuda daha kötüye gidişat var.

    Yanıtla (20) (0)
  • Önemli / 28 Ağustos 2024 16:19

    Evet. Zararın neresinden dönülürse kârdır.

    Yanıtla (3) (0)
  • Okur / 28 Ağustos 2024 07:19

    Eğer dediğiniz gibi olsaydı 2023 seçimlerinide kazanamazdı kesin konuşmamak gerek bence

    Yanıtla (0) (30)
  • Önemli / 28 Ağustos 2024 16:15

    Meral Hanımın kasıtlı gidiş gelişi, Kılıçdaroğlunun kasıtlı inadı olmasaydı görürdünüz Hanyayı Konyayı.

    Yanıtla (15) (0)
  • KAMİL ÇOLAK... / 28 Ağustos 2024 14:53

    CB Sisteminde eşit sorumluluk, yerini Liderin sorumluluğuna bıraktı. Bürokratlar bu sistemi böyle tasarladılar. Çünkü; Bürokrat önce MAKAMINI KORUMAK için, sonrada GÖREVDEN ALINMA KAYGISIYLA (imzanın sorumlğ) makamın sorumluluğunu Tek liderin sorumluluğuna bıraktı. CB sisteminin özeti: Emir ve Bilginiz olmadan imza atmayalım diyen BÜROKRATLAR ortaya çıktı. Bu sistemde Padişah(ferman buyurmadıkça) yani, Cumhurbaşkanının izni olmadan Bakanlar ve Bürokratlar imza atmayıp/karar alamadılar.

    Yanıtla (4) (0)
  • Seyfi Kılıç / 28 Ağustos 2024 10:32

    Elif hanım, başörtüsünü ne zaman çıkardınız bilmiyorum. Bir vesile ile köşe yazınızı bugün okurken fark ettim. Şaşırdım ve üzüldüm. Keşke çıkarmasaydınız. Sizi buna ne itti bilmiyorum ama birinin başörtüsünü çıkarmasına duyduğum üzüntü 10kişinin başını örttüğündeki sevincimden daha büyük oluyor.

    Yanıtla (3) (43)
  • memmet / 28 Ağustos 2024 11:25

    Sen de yazacak başka şey bulamayınca Elif hanımın başörtüsünü mü yazdın?

    Yanıtla (28) (0)
  • Kadir / 28 Ağustos 2024 21:21

    Adam doğruyu yazdı

    Yanıtla (0) (1)
  • Karar Okuru / 28 Ağustos 2024 13:31

    Hiç bir kadına hiç bir erkeğin neyi nasıl giymesi gerektiğini söylemeyi aklından dahi geçirmeyeceği bir dünya hayal edelim.

    Yanıtla (21) (0)
  • Vhby / 28 Ağustos 2024 14:28

    Yazarın söylediği doğruları itibarsızlaştırmak için, yine din üzerinden yazara saldırıyorsun.Aklınca kişiyi itibarsızlaştırak söylediği doğruları gümbürtüye götürmek.Bir lokma gasp ufak bir adaletsizlik eleştirdiğin yazarın eyleminden binlerce kez sorumluluğu daha yıkıcı ve vebali daha büyük.Eğer günahsa sadece kendisine zarar verir,ama senin savunduğun mantık ve mantıktakiler milyonlarca kişiye zarar veriyor,hatta milyarlarca kişiye.

    Yanıtla (7) (1)
  • KAMİL ÇOLAK... / 28 Ağustos 2024 14:38

    Seyfi Bey, yazıda, CB sistemi sorgulanırken, başörtüsü arasında nasıl bir ilişki kurdun? İnsanın inancını sorgulamak biz aciz kullara düşer mi?

    Yanıtla (6) (0)
  • Karar okuru / 28 Ağustos 2024 14:35

    Muhalefeti şatafatla suçlayan tek adam senede bir iki gün kullandığı Ahlat sarayının önüne bir de 40 milyonluk yat çekmiş. Şatafat onun itibarını artırıyor.

    Yanıtla (7) (0)
  • Karar Okuru / 28 Ağustos 2024 14:03

    Devlet tıkandı ama besleme gazeteciler, troller, kolay ihale alanlar, devletten masa başı iş ayarlayabilenler, zorunlu sosyal desteğe ihtiyaç duyanlar gibi ellerindeki gücü, çıkarlarını koruma güdüsü ve ortak aklın kaybolması bizi felakete sürüklüyor. Görevi 2 hafta önce dolan bir rektörün yerine atama yap(a)mamanın izahı var mı?

    Yanıtla (6) (0)
  • xyz / 28 Ağustos 2024 01:00

    Ben olsam yazının başlığını, Erdoğan'ın Çapı CB Sisteminde Ortaya Çıktı, koyardım. Beceriksizliğini, yetersizliğini, ilk yıllarda ortak akıl, yetkin bakanlar, Davutoğlu gibi, Nabi Avcı gibi uzman danışmanlar örtüyormuş. CB sistemi ile takke düştü kel göründü; meğerse kral çıplakmış.

    Yanıtla (56) (2)
  • cevdet / 28 Ağustos 2024 14:00

    Bilgisi, görgüsü, tecrübesi yetersiz başka yöneticilerimiz de oldu. Mesela Yıldırım Akbulut. Erdoğan'dan farkı haddini bilirdi, cehliyle gurur duymazdı. Erdoğan'da o kadar büyük bir kibir var ki... Adam kendisini ekonomist bile sandı.

    Yanıtla (12) (2)
  • konuk1 / 28 Ağustos 2024 13:11

    suçu şahsa değil yönetim sistemine bağladı insanlar. seçmen rte yönetemiyor diyenlere sisteme yedirtmeyiz dediler nass dese ihanet ettik,başaramadık dese ne gam yanlış politikalara devam onyedimilyon sosyo ekonomik destekle yaşamını devam ettiriyor iktidar bununla övünüyor

    Yanıtla (2) (0)
  • Süleyman Can / 28 Ağustos 2024 13:06

    Bunları bilmek için araştırmaya gerek yok.
    Halktan kopuk zayıf siyasetçiler. Ekonomi, aile politikaları, dış politika, kayırmacılık, liyakatsızlık, eğitim.
    Depremin etkilerini kabül ediyoruz. Bu etkiyi sadece vatandaşa yaşatmanın anlamı nedir. Sadece savunma sanayindeki başarı yetmiyor.

    Yanıtla (1) (0)
  • misafir / 28 Ağustos 2024 13:02

    Erdoğan ve Ak Parti'yi yükseltende aşağıya çekende emekli vatandaşlardır.Net,tartışmaya kapalı.

    Yanıtla (3) (0)
  • Karar okuru / 28 Ağustos 2024 12:35

    Çok geç. Ülke battı, büyü bozulsa ne olur. Otuz yıl kendine gelemez bu ülke.

    Yanıtla (4) (0)
  • mimli / 28 Ağustos 2024 12:32

    Kendine göre sistem isteyen ve yaratan liderden bir hayır gelmez, fayda değil zarar gelir. CB Hükümet sistemi de böyle bir sistem. Ona bu da az geldiği için "illa anayasa değişikliği isterim" diye boşuna mı çabalıyor!?

    Yanıtla (5) (0)
  • okur / 28 Ağustos 2024 10:41

    Ömer Seyfettin'in, "yüksek ökçeler" isimli bir hikayesi vardır. Ikayenin özeti şudur, Yüksek topuklu ayakkabı giyen bir kadın konağını her gün kontrol etmektedir ve konakta her şey mükemmeldir. Bir gün rahatsızlık nedeniyle terlik giymek zorunda kalır ve ses çıkartmadan yürümeye başlar. Bir bakar ki kilerden mal aşıran mi, orada burada fingirdeyen mi alabildiğine karışık bir ortam. Baş edemez, tekrar yüksek topuklu ayakkabılarla gezmeye başlar ve konakta her şey tekrar düzene girer.

    Yanıtla (17) (0)
  • okur / 28 Ağustos 2024 11:23

    Sanki bu iktidar da yüksek ökçelerle gezmeyi tercih ediyor gibi.

    Yanıtla (5) (0)
  • Berberoğlu / 28 Ağustos 2024 11:18

    İşte gerçek bu...

    Yanıtla (3) (0)
  • Vatandaş / 28 Ağustos 2024 11:09

    Hem CB. hem de parti başkanlığı, bir kişi tarafından yürütülmesi mümkün değildir. Parti politikası ,tüzüklerinde yazılı ilkelerden ziyade, partililerin isteklerine göre yürütülür. Bu da çoğu zaman ülke menfaati ile uyuşmaz. Bu nedenledir ki Sn. Şimşek'in çabalarına yapısal reformlarla destek verilemiyor. Kuvvetler ayrığı başı boşluk değil ,toplum denetim sistemidir. Her iktidarın doğru yol pusulasıdır.

    Yanıtla (6) (0)
  • mn hc / 28 Ağustos 2024 10:25

    cumhur başkanı öğretmen atamalarında mulakat olmıyacak dedi bakan olacak dedi ,bu ne anlama geliyor.

    Yanıtla (4) (0)
  • okur / 28 Ağustos 2024 10:34

    Erdoğan'ın yalan söylediği anlamına geliyor.

    Yanıtla (14) (0)
  • Okur / 28 Ağustos 2024 10:41

    İyi polis kötü polis oyunu. Her alanda yapılıyor bu.

    Yanıtla (4) (0)
  • M. Zeki Yüksel / 28 Ağustos 2024 11:06

    siyasilerde söz ağızdan çıkmıyor da başka yerlerinden çıkıyor sanki.

    Yanıtla (4) (0)
  • karar okuru / 28 Ağustos 2024 11:00

    CB sisteminin Erdoğan'a yaramadığı tespiti doğru. bu sistem Bahçeli dayının eseri. hiç bir araya gelmeyecek partileri bir araya getirdi. bu arada Hüda par başkanı ile el ele, yan yana görüntülerini beğendim şahsen.

    Yanıtla (5) (0)
  • Ömer / 28 Ağustos 2024 10:24

    Siyasal İslam,en çok İslam'a zarar verir,sonra ahlâkî gelişim başta olmak üzere birçok şeyi çürütür.Gelişmiş ülkelerin arkasından bakarız.

    Yanıtla (12) (0)
  • okur / 28 Ağustos 2024 10:52

    Buna isterseniz siyasal İslam demeyelim, siyasallasmış din diyelim. Avrupa'daki yükselişi de dunin siyasal alandan temizlenmesini sonucudur. Daha erken temzileyenler daha daha önce başarılı olmuşlardır.

    Yanıtla (7) (0)
  • haluk d / 28 Ağustos 2024 07:20

    Tayyip bey " nas var nas sana bana ne oluyor " demisti . Faizler su anda % 50 ama ayni nas ortada duruyor.

    Yanıtla (30) (1)
  • okur / 28 Ağustos 2024 10:48

    Naci Agbal zamaninda faizler %15-16 civarındaydayken faiz lobisini ağzından düşürmeyen ve neredeyse bütün bürokratları faiz lobisinin adamı olmakla suçlayan kişinin ağzından şu anda faiz lobisi lafı çıkmıyor.

    Yanıtla (10) (0)
  • saygın / 28 Ağustos 2024 10:31

    'Türkiye de iktidar sorunu yok, alternatif olacak umut verecek bir muhalefet sorunu var' bunu anlamak bu kadar mı zor. Millet !kötünün iyisi' diye iktidara destek veriyor.

    Yanıtla (2) (5)
  • Okur / 28 Ağustos 2024 10:13

    Haklısınız 2017 den sonra düşen ak parti oyları fetoculer ve sulocularin desteğini cekmesidir bilimsel kılıf uydurmaya gerek yok herkes biliyor.Acil susam açıl, kapan susam kapan.

    Yanıtla (1) (4)
  • Ayhan / 28 Ağustos 2024 10:12

    Elif Hanım
    Yazınızın bir yerinde altılı masada vahim hatalar yapilmasaydı muhalefet seçimi kazanırdi diye yazmışsınız. Doğru zamanında söylendiğinde değerlidir ve faydalıdır. Kılıçdaroğlu nun aday olması en büyük hataydı ama bunu o dönemde siz dile getirmediniz. Bu sebeple sadece altılı masa değil muhalif medya da vahim hatalar yaptı. Ama hiç hata yapmamış gibi davraniyorsunuz

    Yanıtla (4) (0)
  • adalet / 28 Ağustos 2024 10:05

    bahse konu rapor YALANlanmış..şaşırmadık

    Yanıtla (2) (0)
  • Ekrem Küçük / 28 Ağustos 2024 09:39

    Ak parti de,Erdoğan da çoktandır bitti ancak kitlenin bunu anlaması ve kabullenmesi zaman alıyor.Olağanüstü bir yaratık zannettikleri hatta ilahi güçler atfettikleri liderlerinin aslında ne kadar aciz ve güçsüz olduğunu görmek ve kabullenmek,tarih boyu bu türden topluluklara hep zor gelmiştir.Acı gerçekle karşılaştıklarında ise çok ağır bedeller ödediklerini ancak görmüşler ama yinede aynı hataları tekrar tekrar yapmaktan kurtulamamışlardır.Zulüm bizdense ben bizden değilim diyemedikçe ...

    Yanıtla (25) (1)
  • kararla kararlı / 28 Ağustos 2024 09:39

    Pareto etkisi;etkenlerin %20'si sonuçların %80'ine sebep olur.İktidar ülkeyi yönetemiyor/kötü yönetiyor.Anket firmaları o 30-40 tane sonucu önem sırasına göre sıralasın.İlk 6-8 sıradaki sorunlar kötü yönetimin %80'lik kısmını açıklar.Ölçen de ölçtüren de,anketi yaptıran da biliyor;sorun listesinin en tepesindeki madde RTE'dir.Ama bu maddeye dokunmak (hatta dile getirmek) cesaret ister.Listenin sonundaki bir kaç maddeyle uğraş dur ama en önemli maddeye dokunma!Ve de ki;biz dersimizi çalışıyoruz!!

    Yanıtla (10) (0)
  • İnsan / 28 Ağustos 2024 09:13

    Matematik bunu bilmeden bir şey olmaz yani hesap koi hastane ve otoyollar ve kik niçin ikiyuz defa değişir

    Yanıtla (4) (0)
  • Hüseyin Gayretli / 28 Ağustos 2024 01:06

    Ekonomi toparlıyor. Göreceksiniz ilk seçimde Ak parti oylarını arttıracak. Özellikle gençlerde büyük bir teveccüh var. Seküleri, muhafazakarı tüm gençler Ak partiden başka diğer partilerin çözüm olmayacağını gördü. CHP Ak partinin alternatifi olamaz.

    Yanıtla (2) (93)
  • Ha gayret / 28 Ağustos 2024 01:27

    Diye diye bu hale geldi millet.

    Yanıtla (43) (1)
  • Vhby / 28 Ağustos 2024 04:27

    Ak partililer "ekonomi toparlanıyor"dediğine göre demekki ekonomi bozuk,peki ekonomiyi kim bozdu?tabiiki akp,madem ekonomiyi bozduysa nasıl düzeltecek,bilseydiler zaten ekonomiyi bozmayacaklardı,bilseydiler bozulma yerine düzenli büyümeye devam edecektik.Nemalanan %20 lik kesim yapmayın Allahaşkına, canımızdan bezdik.

    Yanıtla (43) (1)
  • Hemhâl / 28 Ağustos 2024 05:24

    Günün en güzel espirisi "gençlerde büyük bir teveccüh var"

    Yanıtla (49) (1)
  • Servet Şengül / 28 Ağustos 2024 08:58

    Titanic batarken orkestranın çalmaya devam etmesi...

    Yanıtla (20) (0)
  • Hakan / 28 Ağustos 2024 08:56

    Artık çiftçi de gözünü acti, gidişat yokuş asagi

    Yanıtla (11) (0)
  • Erdoğan istemedikçe kaybetmez! / 28 Ağustos 2024 03:11

    Erdoğan isteseydi 31 mart seçimlerini de kazanırdı(!) CB ve Milletvekilliği çoğunluğu elindeyken belediyelerin de kendisine geçmesi batıda "otoriterleşme" algısına tavan yaptıracak ve para musluklarının kısılması ekonomiyi yerle bir edecekti. Bu nedenle kediler, trafolar, güçlü itirazlar, aa - anka çatışması gibi konular hiç konuşulmadı. Adam kazanmış(!) Ve ölene kadar hep kazanacak (!) Vatandaş aptal değil, AKP çok akıllı.

    Yanıtla (1) (48)
  • MC / 28 Ağustos 2024 08:35

    Siz hangi kafada, nerede yaşıyorsunuz acaba.

    Yanıtla (9) (0)
  • okur 41 / 28 Ağustos 2024 08:27

    Niye bu kadr kapsamlı bir araştırma yaptırmışlar anlamadım. Eğer milletvekilleri, il ,ilçe yöneticileri halk arasına biraz karışsalar halk zaten dertlerini anlatacak. Emekli çok ama çok büyük bir sıkıntıda, çiftçi de öyle. Demişti ya hani ananı al git diye. Anlaşılan çiftçiler analarını da alıp gitmiş. Beni en çok yaralayan ise anayasaya uyulmaması, hukukun katledilmesi. Ekonomi bir şekilde düzelir ama bozulan toplum çok zor düzelir. Ülkedeki yabancılar da ayrı sıkıntı. Niçin araştırma yapıyorlar.

    Yanıtla (6) (0)
  • M.NURI GOREN / 28 Ağustos 2024 08:13

    Hasılı,Malazgirt Zaferi’mizin üzerinden 953 yıl,Cumhuriyet’imiz kuruluşunun üzerinden ise,101 yıl geçmesine rağmen ne halkımız Tek Adam rejimlerinden,ne de devlet yönetimi keyfilikten kurtulamamış.Bize sormazlar mı acaba ‘Ey vatandaş senin hiç mi kusurun yok’?Mesela Sedat Peker’in iddiaları yenilir,yutulur şeyler miydi?Bu iddialar herhangi bir Avrupa,hatta Asya veya Latin Amerika ülkesinde dile getiriliyor olsaydı,o iktidar devam edebilir miydi?Ödül olarak Süleyman Soylu AKP milletvekili oldu!

    Yanıtla (10) (0)
  • karar okuru - ... / 28 Ağustos 2024 01:56

    erdoğan, bahçelinin vesayetinden kurtulamadıkça ülkedeki hiç bir şeyi düzeltemez, ha düzeltmeye niyeti var mı, onu da bilmiyorum.

    Yanıtla (23) (2)
  • Okur / 28 Ağustos 2024 07:59

    Neyi düzelteceğini ve nereden başlayacağını bir bilse niyetlenebilir.

    Yanıtla (5) (0)
  • Aslan / 28 Ağustos 2024 04:18

    Erdoğan ve Bahçeli tarihte kasten ekonomiyi ve ülkeyi batıran müthiş ikili olarak anilacaklar...85 milyonun refahını kendi iktidarlarina tercih eden bu ikiliyi çocuklarımız unutmayacak.sırf seçilmek için hazineyi boşaltan faizi arşa çıkaran doları 2 TL den 35 TL ye çıkartan EYT ile ülkede genç yaşta 16 milyonu emekli eden ve ülkeyi iliklerine kadar fakirlestiren bu zihniyeti asla affetmeyecek çocuklarımız..

    Yanıtla (56) (2)
  • Hemhâl / 28 Ağustos 2024 05:28

    Sadece ekonomiyi batırsalar iyi, ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını da yok ettiler, devlete ait ne bir fabrika ne bir liman ne de bir iletişim ağı kaldı, madenleri, orman havzalarını da saymiyorum bile...

    Yanıtla (37) (1)
  • Mustafa / 28 Ağustos 2024 07:55

    Hepsi doğru biri harıç EYT. yı Kılıçdaroğlu ve CHP çıkardı. Bundan dolayı daha kendime gelemedim. Şok içindeyim. Ülkeyi kim kurtarıcak

    Yanıtla (0) (8)
  • Özkan / 28 Ağustos 2024 02:10

    Anlaşılan Reis Allahın lütfunu tüketmiş.Bu da Allahın gazabı geliyor demek o zamsn.

    Yanıtla (30) (1)
  • HKK / 28 Ağustos 2024 02:01

    Hukuk ve adalet olmadan ekonomi olmaz.

    Yanıtla (26) (0)
  • Burhan Kula / 28 Ağustos 2024 01:30

    ADALET HUKUK olmadan, AİHM kararları uygulanmadan ekonomi de sosyal hayatta düzelmez, ülke her açıdan aleni bir şekilde sefalete sürükleniyor.

    Yanıtla (30) (2)
  • Ümit Ersoy / 28 Ağustos 2024 01:20

    Yeniden ak parti ????

    Yanıtla (1) (31)
  • Karar / 28 Ağustos 2024 01:04

    Ne kadar Hukuk o kadar Ekonomi… Millet bunu uzun süre anlamadı, halen daha tam anladığı söylenemez ama her alanda yaşanan adaletsizliği artık iliklerine kadar hissediyor.

    Yanıtla (35) (1)
  • Abidin / 28 Ağustos 2024 00:33

    Erdogan'ın tılsımı tek adam rejimine geçmesiyle bozuldu. kuvvetler ayrılığı kalkınca her şey tek adamın iki dudağının arasına bırakılınca her şeyi ben bilirim yaparım deyip de yapamayınca makyaj bozuldu. Millete acı reçete kaldı. Bir dahaki seçimde Ak parti %20'yi görürse başarı saysın derim.

    Yanıtla (47) (3)